Linkedln’den olmaz o işler: Tinder Algoritması ile Flörtünüzü Bulun!

Linkedln hepimizin keyifle kullandığı bir iş platformu. Özellikle son dönemdeki yükselişi ile beraber insanlar Linkedln’de daha çok zaman geçiriyor. Böyle olunca da farklı amaçlar da ortaya çıkıyor.

Kadın-erkek fark etmeksizin herkesin başına gelmiştir; flört etme çabaları, özel arkadaşlık teklifleri, rahatsız edici mesajlar ve hatta daha ileri seviye olarak taciz mesajları. Bunun sonucunda da burası Linkedln, Facebook ya da Instagram değil bu tarz şeyler olmamalı deniyor. Aslında konu rahatsız edici ve taciz içeren mesaj olduğunda bunu buradan yapmak yanlış demek yerine bunu yapmak yanlış demek gerekiyor. Flört uygulamaları dahil hiçbir platformda kişi kendinden bu hakkı göremez ve karşı tarafı rahatsız edemez bu konuda anlaşalım.

Peki ya flörtler? Ben hep hayatta çözümden yanayım. Burası Linkedln, özel arkadaşlık tekliflerinin yeri burası değil demek yeterli değil sanki. Ben de dedim ki en popüler arkadaşlık uygulaması olan Tinder’ın algoritmasını yazayım.

Bugün Türkiye’de sorduğunuzda kimsenin kullanmadığı, hep bir arkadaşların vasıtasıyla indirilen Tinder uygulamasının algoritmasını anlatmaya geldim :)

Linkedln’de iş amacıyla bir arada olan insanlarla zorla flört etmeye çalışmaktansa, Tinder gibi herkesin amacının flört olduğu bir uygulama seçmek daha mantıklı değil mi sizce de? :)

Haydi hazırsak adım adım Tinder’a başlayalım!

Adım 1: Tinder nedir?

Tinder, 2012 yılından faaliyet gösteren bir arkadaşlık uygulaması. Kişiler birer profil oluşturuyor. Bu profillerde; fotoğraf, isim, yaş, meslek bilgisi ve bir kendini tanıtma bölümü bulunuyor. Son dönemdeki ortalıklarla Spotify’den şarkılarınızı, Bitmojiden size özel hazırladığınız bitmojinizi de profilinize ekleyebiliyorsunuz. Kullanıcılar bir match yani eşleşme yöntemi ile birbirini buluyor. Uygulama ücretsiz olarak kullanılmakla birlikte ücretli olarak Gold ve Plus versiyonlarını da bulunuyor.

Adım 2: Eşleşme nasıl oluyor?

Beğendiğiniz kullanıcının fotoğrafını sağa, beğenmediğiniz kullanıcının fotoğrafını sola atmanız lazım. Karşı taraf da sizi sağa atarsa eşleşme gerçekleşiyor ve artık mesajlaşabilirsiniz. Ne kadar basit değil mi? Bu kadar basitken Linkedln’de şans zorlamaya gerek var mı gerçekten :)

Adım 3: Tinder’ın toplumdaki algısı nasıl?

Bazı insanlar neden Tinder kullandığını söylemek istemiyor diyebilirsiniz. Bu arkadaşlık uygulamalarının çoğunda var ama Tinder biraz daha tek gecelik ilişkilerde nam salmış durumda. Ama Tinder son yıllarda bu algıdan biraz sıyrılmaya çalışıyor ve kendini hem bir arkadaşlık uygulaması hem de bir sosyal paylaşım platformu olarak konumlandırmaya çalışıyor. Yaptığı iş birlikleri de bunun göstergesi. Hatta Tinder hakkında kadın-erkek deneyleri de çok duymuşsundur. Ülkece gündemimiz çok Tinder oldu ama sorsan kimse kullanmıyor :) Türkiye’de genel olarak nasıl kullanıyor derseniz; son dönemde evlilik için çok kullanılmaya başlandığı söyleniyor. Hatta burası Tinder ne evliliği isyanı vardı bir ara ekşisözlük’te :)

Aslında kimin nasıl ve neden kullandığı çok da önemli değil. Aynı amaç ile kullanan kişiler birbirini illa ki buluyor çünkü temel amaç arkadaşlık kurmak ve tanışmak üzerine.

Şimdi diyeceksiniz ki ee Linkedln’de de aynı amaç da insanlar birbirini bulamaz mı? Tabii ki bulur ama aynı amaçtaki insanı bulana kadar kaç kişinin canı sıkılıyor onu atlamamak lazım.

Adım 4: Tinder algoritması nasıl çalışıyor?

Tinder aslında arka planda nasıl bir algoritma çalıştırdığı ile ilgili çok açıklama yapmıyor. Bildiğimiz temel şeylerden bir tanesi Tinder’ın her kullanıcıya bir puan atadığı bir Elo puanının olduğu. Profiliniz, davranışlarınız, kuralları ihlal edip etmediğiniz herşey bu puanınızı etkiliyor. Puanınız ne kadar yüksekse görünürlüğünüz o kadar artıyor. Bu da eşleşme şansınızı arttırıyor. Aynı zamanda kendi puanınıza yakın kullanıcılar ile eşleşmenizi de sağlıyor.

Adım 5: Hangi durumlar Tinder puanını olumsuz etkiliyor?

Tinder hesabını sık sık sıfırlamak.

Seri şekilde kullanıcı kaydırmak.

Sadece eşleşme olması ve eşleşmelerin çoğuna mesaj gönderilmemesi.

Tinder istiyor ki el alışkanlığı gibi sağa-sola kaydırıp durmayın. Gerçekten eşleşmelere önem verin ve profilinizi etkin kullanın.

Adım 6: Tinder’a nasıl reklam veriliyor?

Tinder içerisinde kaydırmalar arasında reklamlar yer alıyor. Bu reklamlar Tinder, Facebook Audience Network ağına üye olduğu için görülüyor. Bu durumda bir marka eğer, reklamlarında Facebook Audience Network ağını seçerse reklamları Tinder’da da görülebiliyor. Bu reklamlar nereden çıkıyor diye aramayın yani :)

Adım 7: Tinder’ı diğer arkadaşlık uygulamalarından ayıran ne?

Aslında çok fazla arkadaşlık uygulaması var. Bunlardan bazıları; OkCupid, Happn, Badoo, Siberalem, InstaMessage. Ama hem yaygınlığı hem sade kullanımı ile Tinder ön plana çıkıyor. 2018 sonunda 4.1 milyon ücretli abonesi olduğunu göz önünde bulundurursak popüler olduğu bir gerçek :)

Hatta Facebook’un Tinder’a rakip olmak için tanıttığı arkadaşlık özelliğini de unutmamak lazım. En son pilot bölge seçilen Kolombiya’da kullanımdaydı. Ne kadar sevilecek göreceğiz :)

Arkadaşlık uygulamalarının lideri Tinder’daki küçük gezimizin sonuna geliyoruz yavaş yavaş. Ama size bir bonusum var.

Bonus: belinked!

Ne kadar arkadaşlık uygulamaları var Linkedln’den zorlamasanız mı desek de yine de gönlünün bir kenarında Linkedln kalacak olan varsa tanıştırayım; bu da Linkedln ağınıza dayanan bir arkadaşlık uygulaması. Yalnız hemen belirteyim bu uygulamanın Linkedln ile herhangi bir resmi bağı yok. Sadece Linkedln profil bilgilerini kullanıyor ve eşleşme sağlıyor.

Ben Tinder algoritmasını araştırırken gördüm. Daha önce kullanan da duymadım açıkcası. Sistem şöyle ama;

Profiller Linkedln uygulamasından çekiliyormuş direkt. İlgi alanlarınızı belirtip fotoğraflar paylaşabiliyorsunuz ve sonrada potansiyel eşleşmelerinizi ve ağınızdaki konumlarınızı görebiliyorsunuz. Sonrası eşleşme ve mesajlaşma. Deneyen olursa yazsın :) Buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz.

Gelelim sona; bu kadar yoğun arkadaşlık uygulaması varken, hatta Linkedln ağınızla bile sizi bir araya getiren arkadaşlık uygulaması varken hala Linkedln’de ısrarcı olmazlar değil mi? Bence artık olmazlar.

Özellikle kadınlar, yanlış anlaşılır diye bazen mesaj cevaplayamıyor. Bir kez cevap verse kadın sonrası karmaşaya giriyor zaten. Erkekler, işle ilgili birşey soracağı zaman yanlış anlaşılacağım diye korkuyla soruyor ya da soramıyor. Çünkü özellikle son dönemde hep bir tedirginlik var insanın üstünde.

Oysa şu an Linkedln’de herkesin çok rahat fikir alışverişinde bulunması, yorumlar yapması, yanlış anlar mı diye düşünmeden mesajlar atıp yeni fikir ağları oluşturması gereken dönem.

Tüm bunları söylemek için bu kadar uzun Tinder yazmana gerek var mıydı Gamze derseniz bence vardı; bu yanlış dedik olmadı bir de çözümü ayrıntısıyla yazalım belki olur :)

Kaynaklar:

İçeriği Linkedln’de okumak ve bağlantılarınız ile paylaşmak isterseniz buraya tıklamanız yeterli :)

Digital Brand Director: Digital Marketing I Social Media I Advertising in:gamzenurluoglu

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store